AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: Sandık Türkiye’nin en büyük kazanımıdır

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Sandık nihai belirleyicidir. Şunu söylüyoruz her zaman; Türkiye’nin en büyük kazanımı etrafımızdaki coğrafyaya baktığınızda da sandık yoluyla iktidarı belirleme gücüdür.” dedi.

Adana’dan AK Parti milletvekili adayı olan Çelik, Adana Müze Kompleksi’nde yapılan Habertürk TV canlı yayınında, 14 Mayıs’taki Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri çalışmalarının sürdüğünü anlattı.

İktidardayken oylarını korumuş ve yükseltmiş en istisnai hareketlerden olduklarını, muhalefetin de muhalefetteyken oyunun düştüğünü aktaran Çelik, “Buradaki sır, yenilenme kabiliyetidir. Yeni arayışların peşinde koşma kabiliyetimiz. Mesela bir proje bittiği zaman ‘İkincisini nasıl yapabiliriz, üçüncüsü nasıl olur?’ diye.” ifadesini kullandı.

“Gerçekten bizim kazandığımız seçimlerde hiçbir vatandaşımız kaybetmeyecek.” diyen Çelik, şunları dile getirdi:

“Vatandaşımız niye kaybetsin? Vatandaşımız gitmiş demokratik hakkını kullanmış. Siyasi liderler, genel başkanlar, siyasi partiler kaybeder. Vatandaş kaybetmez. Fakat son zamanlarda çok fazla siyasetin içerisine kimlikçilik sokulduğunu, siyasi kimlik tartışmasının fazla yapıldığını görüyorum. Bu meseleleri böyle kimlik meselesi haline getirdiğiniz zaman, o zaman şöyle bir değerlendirme çıkar bazı insanlarda; ‘Şu kimlik kazandı, bu kimlik kaybetti’ diye. Seçim sonuçları böyle okunmaz. Seçim sonuçları nihayetinde bütün bir ülke için bir ufuk vadetmektir.”

Çelik, tüm hizmetlerin memleketin tamamı için yapıldığına dikkati çekti.

“Seçimle iktidarı tayin edebilen bir ülke olması Türkiye’nin en büyük zenginliğidir”

Ömer Çelik, sandığın nihai belirleyici olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Sandık nihai belirleyicidir. Şunu söylüyoruz her zaman; Türkiye’nin en büyük kazanımı etrafımızdaki coğrafyaya baktığınızda da sandık yoluyla iktidarı belirleme gücüdür. Türkiye’nin en büyük kazanımı budur. O yüzden sandık konusunda hepimiz çok titiziz. Bütün arkadaşlarımız bu şekilde düşünür. Türkiye’nin seçim yapabilen, seçimleri şeffaf yapabilen, seçim sonuçlarıyla iktidarı tayin edebilen bir ülke olması Türkiye’nin en büyük zenginliğidir.”

Çelik, seçimin ilk turda biteceğine inandığını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aynı göreve seçileceğini dile getirdi.

“Kimlikçilik meselesi demokrasi için bir zehirdir”

Çelik, “Alevilik-Sünnilik” videoları yayınlanmasının siyasi kimlikçiliğe yol açacağını belirterek, “Bu kimlikçilik meselesi demokrasi için bir zehirdir. Kimliklere özgürlük verilmesi, kimlikler üzerindeki yasakların kalkması başka bir şey, kimlikçilik başka bir şey. Bunu ayırt ederek söylüyorum. Şimdi tam seçimin ortasında bunun yapılmasını son derece basiretsiz ve sorumsuzca buldum.” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu’nun “Seçim akşamı sokağa çıkılmasın, provokasyon olabilir.” yönünde açıklama yaptığını ifade eden Çelik, şunları aktardı:

“Benim siyasi tecrübem şunu söylüyor; kaybedecek bir siyasetçi kaybetmesine altlık hazırlıyor. Normalde her siyasetçi nihayetinde seçime belli bir denge, sorumluluk ve sükunet içerisinde gidilsin ister. Bir de Sayın Kılıçdaroğlu’nun hakim olduğu kavramlar değil bunlar. Yani ‘Zoom üzerinden görüşmeyi bile gençler teknolojiyle tanışsın diye yaptık.’ diyecek kadar bu işlerden uzak olduğunu gösterdi. Fakat önünde bir bilgi notu koyuluyor. Sayın Kılıçdaroğlu kimsenin bilmediği bir konuda ön mü almaya çalışıyor, bir şeyi örtbas mı etmeye çalışıyor? Varsa elinde bir delil, kaynağı meşruysa çıkarsın açıklarsın, konuşursun. “

“Bunu herhangi bir şekilde bir hata olarak görmüyoruz”

Çelik, AK Parti’den ayrılıp başka yerlerde siyaset yapanlar hakkında “O kişileri kendi yolunu çizmiş olarak gördüğünü” dile getirdi.

Herkesin tarihi kendine göre yazmaya çok hevesli olduğunu ifade eden Çelik, “Her ayrılan, meğerse bütün hakikati o söylemiş, diğerleri yapmamış pozisyonuna kendini çekmek için tırnak içinde gittiği yerde ‘itirafçı’ oluyor. İşte itirafçılıkla da çok gidilecek bir yol olmuyor yani. Sadece istihdam ediliyorsunuz.” dedi.

Çelik, HÜDA PAR’ın AK Parti listesinden seçime girmesine ilişkin soru üzerine, şu değerlendirmede bulundu:

“Bunu herhangi bir şekilde bir hata olarak görmüyoruz. Nihayetinde bunlar üzerinde düşünülmüş, çalışılmış, karar verilmiş konular. Burada dikkat edilmesi gereken şu; partiler ittifak kurduklarında kendi kimliklerinden vazgeçip de tek bir partiye dönüşmüyorlar. ya da bir koalisyon kurmuyoruz. Sonuçta ortak aday Cumhurbaşkanı’mız. Cumhurbaşkanı’mızın seçim kampanyasının üst başlığı tek vatan, tek millet, tek devlet, tek bayrak mottosu çerçevesinde. Cumhurbaşkanı’mızın yürüttüğü kampanyanın omurgası bu olduğu için Cumhurbaşkanı’mızın adaylığına destek veren herkesin aslında destek verdiği şey Cumhurbaşkanı’mızın ortaya koyduğu bu motto çerçevesinde bunun altına yerleştirdiği bütün siyasetler. Burada bağlayıcı olan o. Tüm yaptığınız işbirlikleri katkı olsun diye yapılıyor ve katkısı olacaktır tabii.”

“Herkes oyuna sahip çıkacak”

Çelik, seçimlerde sandıkların ve oy çuvallarının başında bekleyenlere hangi partiden olursa olsun teşekkür ettiğini belirterek, şunları kaydetti:

“Herkes oyuna sahip çıkacak. Bütün oylara sahip çıkacak. Sandık, demokrasinin omurgası. Biz sandığı ne kadar iyi korursak, gelecek nesillere de emin olun bırakacağımız en büyük miras budur. O yüzden bütün partilerdeki vatandaşlarımız hiçbir gerginliğe mahal vermeksizin gayet kardeşçe herkes sandıklara sahip çıkıyor. Zaten bunun mekanizmaları var. Türkiye burada çok tecrübeli, son derece iyi denetlenen mekanizmalara sahip. Vatandaşlarımız da zaten kanunların izin verdiği ölçüde tabii ki buna sahip çıkacaklar.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir