Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, NTV canlı yayınında gündemi değerlendirdi: (2)

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Suriye’de kalıcı bir istikrar ve barışın önündeki engelin Türkiye olmadığını belirterek “Terör örgütleri işte DEAŞ aynı şekilde YPG/PKK, bunlar Suriye’yi bölmek istiyor. Buna karşı birlikte mücadele etmemiz lazım. Bizim Suriye’nin sınır ve toprak bütünlüğüne desteğimizi Suriye rejimi de biliyor. Muhalefet de biliyor. Herkes biliyor. Bizim, Suriye topraklarında gözümüz yok.” dedi.

Çavuşoğlu, NTV canlı yayınında gündemi değerlendirdi ve soruları yanıtladı.

Bakan Çavuşoğlu, Antalya’ya gelen turist sayısında geçen yıla göre çok ciddi artışların olduğunu söyledi. Bu yıl Rus turist sayısında azalma olduğunu belirten Çavuşoğlu, bunun nedeninin muhalefetin sorumsuzca açıklamaları olduğunu ve bu sebeple geçen yıla oranla gelen Rus turist sayısında azalma yaşandığını aktardı.

Rejimin farklı vesilelerle dile getirdiği ön koşulların gerçekçi olmadığını vurgulayan Çavuşoğlu, “Bu diyaloğun, işbirliğinin önemi ortada. Burada bir ön koşulla bu toplantılara, müzakerelere, görüşmelere devam edilmesinin mümkün olmadığını söyledik. Daha doğrusu bu ön koşulda bir yere varılamayacağını söyledik. Rejime de söyledik, Suriye’ye de İran’a da aynı şeyi söyledik.” ifadesini kullandı.

Çavuşoğlu, Suriye’de kalıcı bir istikrar ve barışın önündeki engelin Türkiye olmadığını vurgulayarak başta Astana olmak üzere farklı platformlarda bir araya gelindiğini hatırlattı.

“Terör örgütleri işte DEAŞ aynı şekilde YPG/PKK, bunlar Suriye’yi bölmek istiyor. Buna karşı birlikte mücadele etmemiz lazım. Bizim Suriye’nin sınır ve toprak bütünlüğüne desteğimizi Suriye rejimi de biliyor. Muhalefet de biliyor. Herkes biliyor. Bizim Suriye topraklarında gözümüz yok.” diyen Çavuşoğlu, Suriyeli göçmenlerin ülkelerine gönüllü dönmesinin önem arz ettiğini vurguladı.

Çavuşoğlu, çok parçalı bir Suriye’nin olduğuna dikkati çekerek Türk askerinin bulunduğu bölgelerden çekilmesinin en son adımlardan biri olabileceğini dile getirdi.

Muhalefetin seçimi kazanması halinde Suriye’den çekilme vaatlerine ilişkin Mevlüt Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bizim engellediğimiz terör koridoru oluşturma sözü var. Bizim muhalefet de diyor ki, adına ‘Millet İttifakı’ dedikleri, milletin değerlerinden uzak, diyor ki ‘biz buralardan çekileceğiz. Çekildiğimiz an buralara teröristler gelecek.’ HDP’ye verdikleri galiba sözlerden bir tanesi bu, öyle görüyoruz açıklamalardan. Bu görüşmelerle ilgili detaylı bilgi alamadığımız için ama iki taraftan verilen sözler ve taahhütlere baktığımız zaman açıklama böyle. Buranın tekrar bir terör koridoru olması riski var. Dolayısıyla bizim buradan çekilmemiz demek, rejimin buraya tam hakimiyet sağlayacağı anlamına gelmez.

Diğer taraftan burada ılımlı muhalefetle de bir diyalog, angajman olmadan bunun mümkün olmayacağını da bilmeleri gerekiyor. Çok ciddi çatışmalar olur. Burası kan gölüne döner tekrar, bizim terör örgütlerinin buraya gelmesine müsaade etmemiz mümkün değil. Ayrıca bu belirsizlik ortamında Türkiye sınırlarına çok sayıda göçmen gelir. Yani bu da kaçınılmaz. Dolayısıyla bu, çok riskli bir şey. Muhalefetin sözleri de riskli. Rejimin, ‘buradan Türkiye önce çekilsin sonra görüşelim’ yaklaşımı gerçekçi bir yaklaşım değil.”

Suriye rejimiyle girilen diyalog ve angajmanın hedeflerinden birinin, Suriyeli göçmenlerin güvenli bir şekilde Suriye’ye döndürülmesi olduğunu belirten Çavuşoğlu, 550 bin Suriyeliyi güvenli bölgelere döndürdüklerini hatırlattı.

“Sudan’dan 2 bin 61 kişi tahliye edildi”

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Sudan’da ordu ile paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında devam eden çatışmalar nedeniyle bugüne kadar 1763’ü Türk, 298’i 22 farklı ülkenin vatandaşı olmak üzere toplam 2 bin 61 kişiyi bu ülkeden tahliye ettiklerini bildirdi.

Mısır ve Suudi Arabistan’dan tahliyeleri tamamladıklarını aktaran Çavuşoğlu, birçok Türk vatandaşının da başkent Hartum’da veya başka bölgelerde kalmak istediklerini söylediğini aktardı.

Çavuşoğlu, Nyala’da Türkiye’nin Sağlık Bakanlığının işlettiği bir hastane olduğunu ve sağlık personelinin çatışmalar nedeniyle paniklediğini aktararak Bakanlık ile nöbet değişimi konusunda çalıştıklarını dile getirdi.

Nyala’dan da gelmek isteyen vatandaşları da Türkiye’ye getireceklerini kaydeden Çavuşoğlu, bunun ne zaman yapılabileceğinin belli olmadığını ancak Sağlık ve Milli Savunma Bakanlıklarıyla görüştüklerini ve askeri uçakla yeni sağlık personeli gönderebileceklerini söyledi.

Özellikle Büyükelçiliğin bulunduğu bölgede çok ciddi çatışmalar olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“Şu andaki yönetim, geçiş hükümeti bize ‘Port Sudan’a geçici olarak Büyükelçiliğimizin taşınmasında fayda var.’ dedi. Çünkü ateşkese uyulmuyor. Bu, önümüzdeki süreçte çatışmaların daha da artacağı anlamına geliyor. Vatandaşlarımız hiç panik yapmasın. Biz dönmek isteyen her bir vatandaşımızı ülkemize getirmek için bugüne kadar Pakistan’da, Afganistan’da, pandemi döneminde, Ukrayna’da ve Sudan’da olduğu gibi getiririz.”

Çavuşoğlu, bundan sonra tahliyeler olursa vatandaşları Port Sudan üzerinden getirmeyi planladıklarını dile getirerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ve HDK Komutanı Muhammed Hamdan Dagalu ile görüştüğünü, kendisinin de Dagalu ve Sudan Dışişleri Bakan Vekili Ali es-Sadık ile konuştuğunu aktardı.

Daha önce geçiş hükümetini oluştan anlaşmanın imzalanmasında, Etiyopya’nın ve Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed’in çok rolü olduğuna dikkati çekerek şunları kaydetti:

“Etiyopya’nın şimdi bize teklifi oldu, Cumhurbaşkanımızın da bu temaslarından sonra. Sudan’da her kesimin Türkiye’ye saygısı var. Türkiye taraf tutmuyor, kardeş Sudan halkının huzurunu ve refahını arzu ediyor. Başka ülkeler gibi Sudan’ın iç işlerine karışma anlayışımız yok bizim, bazı ülkeler gibi diyelim. Bakan Yardımcımız Burak Akçapar, Addis Ababa, Etiyopya’da onların da davet üzerine hem Afrika Birliği ile hem de Etiyopya tarafıyla görüşüyor. Ayrıca Sudan tarafı ile de temastalar birlikte. Afrika Birliği ve Etiyopya ile birlikte Sudan’da kalıcı ateşkes için çaba sarf ediyoruz. İleriki günlerde daha üst düzey temaslar da olacaktır telefon görüşmeleri dışında, yüz yüze görüşmeler de olacaktır.”

(Sürecek)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir