Gözler FED faiz kararında! Bu gece açıklanıyor, işte piyasanın faiz tahmini

Piyasaların odaklandığı ABD Merkez Bankası FED’in faiz kararı bugün açıklanacak. Beklenti, bankanın enflasyonu kontrol altına almak için resesyon riskini üstlenmesi ve sert bir faiz artışına gitmesi yönünde. Peki uzmanların faiz konusundaki beklentileri ne? İşte cevabı..

Konuyla ilgili milliyet.com.tr’ye açıklamalarda bulunan Prof.Dr. Sefer Şener şu ifadeleri kullandı: ABD’den son gelen enflasyon verileri yüzde 8.6 seviyesinde beklentilerin üzerinde olduğu için piyasalar yeniden acaba ‘ABD Merkez Bankası (Fed), 0.75 baz puanlık bir artış yapacak mı?’ senaryosunu fiyatlamaya başladı. Ancak üretici fiyat endeksinin piyasa beklentileri doğrultusunda 0.8 olarak gelmesiyle birlikte ABD’de enflasyon kısa vadede çok düşmeyeceğini göstermektedir.

‘50 BAZ PUAN FAİZ ARTIŞI MUHTEMEL’

Sadece enflasyon açısından düşünüldüğünde 0.75 baz puan faiz artışı sürpriz olmayacaktır. Fakat uzun süreden beri piyasa beklentileri 50 baz puan seviyesine kilitlendiğinden faiz artışının da çok yüksek ihtimalle 50 baz puan seviyesinde kalması muhtemel gözükmektedir. Diğer taraftan enflasyonun dışında gerek Dünya Bankası gerek IMF büyüme rakamlarıyla ilgili aşağı yönde revize ettiğinden dolayı büyüme kısmındaki risk sınırlı da olsa hala üretici tarafında fiyat artışlarını devam ettirmektedir.

Dolayısıyla büyüme açısından da değerlendirildiğinde 50 baz puanlık faiz artışına kesin gözüyle bakmak mümkündür. Eğer yıl sonuna doğru büyüme beklentiler daha üst seviyelere çıkarsa piyasanın önünün açılması anlamında faiz artışlarının daha radikal rakamlar şeklinde gerçekleşmesi muhtemeldir.

Diğer taraftan gerek ham madde ihtiyacının artması gerek Çin, Avrupa ve Avustralya pazarlarının hızlı toparlanması ham madde fiyatlarını ve emtia fiyatlarını canlı tutmakta, üretici enflasyonuna dönük gelecek beklentisini de artırmaktadır. Bütün bunlar düşünüldüğünde Fed’in 50 baz puanlık faiz artışı neredeyse kesin gerçekleşecek rakamdır. 75 baz puan faiz artışı beklentisi kesinlikle sürpriz olacaktır.

‘75 BAZ PUAN FAİZ ARTIŞI FİYATLANMAYA BAŞLADI’

Enflasyon verileri açıklandıktan sonraki 1 haftada piyasalar Fed’in 75 baz puanlık faiz artışı yapabileceğini de fiyatlamaya başlamıştır. Gerek dolar endeksinin 105 seviyelerine gelmesi gerekse emtia ve altında gevşemelerin yaşanması (Ons altının 1820 dolar seviyelerine inmesi) bu fiyatlamayı ortaya çıkarmaktadır.

Ancak unutmamak gerekir ki piyasanın reel gerçekleşmesi 50 baz puan faiz artışını fiyatlamış durumdadır.

‘ONS ALTIN 1900 DOLARIN ÜZERİNİ GÖRECEK’

Eğer faiz artışı 0.50 seviyesinde beklendiği gibi gerçekleşirse ons altında yeniden 1900’lü seviyeler denenecektir. Çok muhtemeldir ki altın önümüzdeki 2 hafta içerisinde 1900 dolar seviyelerinin üzerini görecektir. Ancak eğer beklentilerin ötesinde 0.75 puanlık bir faiz artışı gelirse o durumda 1780-1790 dolar seviyeleri aşağı yönlü kırması da muhtemel gözükmektedir.

Zaten şu an 1815 dolar seviyelerinde olması da bu beklentiden kaynaklanmaktadır. Diğer taraftan Rusya, Ukrayna krizi nedeniyle küresel risklerin hala devam ediyor olması aynı zamanda emtia fiyatlarındaki yükselişin de devam ediyor olması piyasalarda toparlanmanın hızlanmasıyla birlikte altın 1800 dolar seviyelerinin altına gevşememektedir. Bütün bu veriler ışığında orta vadede mutlak suretle altın getirisi olacak bir emtiadır.

GRAM ALTIN 1000 LİRANIN ALTINI GÖRÜR MÜ?

Eğer 75 baz puanlık artış olursa dolar endeksinde yukarı yönlü bir hareket olacağı için altın gram bazında 1000 liranın altına düşmeyecektir. Beklendiği gibi 50 baz puanlık faiz artışı gerçekleşirse altında ciddi gevşemeler olmayacağı için yeniden gram bazında 1100 TL seviyeleri de görülebilecektir. Yani beklentiler doğrultusunda gram bazında altının fiyatının daha yukarı seviyelere çıkması muhtemeldir.

“ENFLASYONDA GEÇİCİLİK”

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Ekonomist Enver Erkan ise şu değerlendirmelerde bulundu: “Hiç şüphesiz, Fed’in üzerinde artan enflasyon ve durgunluk risklerinin bir arada olmasından kaynaklı politika baskısı var. Bilindiği gibi, ABD ekonomisinin resesyona girebileceğine dair riskler, Fed’in bu yıl içinde faiz artırımlarını durdurabileceği ihtimalinin bir ara dile getirilmesine neden olmuştu. Enflasyon ise Fed açısından duraksama koşullarını sağlamayacak derecede yüksek kalmaya devam edecek ve iniş de hızlı bir şekilde gerçekleşmeyecek görünüyor.

Enflasyonda 2022 yılının kapanışı 2021 seviyelerinin de üzerinde olacak. Bu durum, Fed’in geçen sen yaptığı “enflasyonda geçicilik” okumasının yanlışlığını teyit ediyor. Elbette faiz artırma noktasında, ekonomi Covid pandemisi sonrasında rayına otururken bir yavaş davranma söz konusu. Şimdi ise öyle bir dengesizlik oluştu ki, önce likidite bazlı ilerleyen enflasyon sonrasında beslendiği kaynağı arz sorunlarına çevirdi, Rusya – Ukrayna savaşı da durumu kötüleştirdi. Arz sorunları tam çözümlenmemişken, talebin yönlendirdiği hizmet enflasyonu ile enflasyonun ilerleyen dönem zararından kaçınmak isteyen tüketicilerin erken talep davranışları hızlanan bir enflasyona neden oldu.

Powell, FOMC’nin, faiz artırımlarının hızını yavaşlatmadan önce enflasyonun yavaşladığına dair “net ve ikna edici” işaretler görmesi gerektiğini söyledi, ancak bu duruma bağlı hangi enflasyon göstergesinden sinyal alınacağı konusunda farklı görüşler söz konusu olabilir. Enerji ve gıda maliyetleri hariç enflasyon göstergeleri, çekirdek mal ve hizmetler bazında zirvenin çoktan geride kaldığını gösteriyor. Çekirdek enflasyon göstergeleri yavaşlarken, benzin fiyatlarının yeniden hızlanması göz önüne alındığında hala daha fazla düşüş kanıtı görme konusunda çok erken evredeyiz. Son açıklanan geniş kapsamlı veriler enerji ve gıda maliyetleri dahil TÜFE önümüzdeki aylarda hala yeni zirveler olabileceğini gösterdi. Fed’in tercih ettiği gösterge ise PCE deflatörü. TÜFE ve PCE deflatörü (Fed’in tercih edilen fiyat göstergesi) birbirinden farklı görünüyor ve birincisi ikincisinden daha hızlı bir enflasyon gösteriyor. Ayrışmaya devam ederlerse, TÜFE’den mi yoksa PCE’den gelen sinyal mi daha önemli? Bu ince nüanslar şu anda bizce Fed ve Powell açısından ana doğrultu kadar önemli değil. Powell muhtemelen, komitenin enflasyonda yavaşlamanın “açık ve ikna edici” işaretlerini nasıl aradığına dair daha genel bir cevap verebilir ve her iki göstergeyi de gözlem alanı içinde tutabilir.

“TERMİNAL FAİZ” ANLAMINDA ÖNEMLİ

Ekonomik projeksiyonlar ve nokta grafiği de bu toplantıda yenilenecek. Mart toplantısında 2023 federal fonlama oranı orta noktası %2,8 iken 2024 sonrasına ilişkin olarak denge faiz oranı konusunda öngörüler düşüyor. Genel konsensüs halen %3’ün az altını işaret ederken, önümüzdeki birkaç yıldaki ABD faiz oranlarının görünümünü yansıtan Eurodolar vadeli işlemlerinde Aralık 2023 sözleşmesi için piyasa fiyatlandırması %3,85 zımni bir getiri gösteriyor. Zımni getiriler Mart 2024 kontratında %3,73’e, Haziran’da %3,63’e işaret ediyor. Bu oranlar Fed’in faiz artırım döngüsünün zirvesi ya da “terminal faiz” anlamında önemli.

FOMC’nin para politikasının işsizlik açısından herhangi bir maliyet olmaksızın sıkılaştırılabileceğine ilişkin iyimser görüşten kademeli olarak uzaklaşmasını yansıtır şekilde, enflasyon ve işsizlik oranlarında yukarı yönlü revizyonlar gelebilir. Manşet PCE enflasyonu, Mart ayında beklenen %4,3’ten keskin bir şekilde yukarı revize edilebilir, ancak gelecek yıl tahminleri yaklaşık %3 civarında kalabilir. İşsizlik konusunda Mart ayındaki medyan görüş 2022 ve 2023’te %3,5’te kalması, ardından 2024’te %3,6’ya çıkacağı yönündeydi. İşsizlik tahmini gelecek yıl için muhtemelen yükselecektir, 2024 için de yaklaşık olarak %4’e çıkarılabilir. Başkana muhtemelen durgunluk olasılıkları sorulacaktır. Ekonominin yakın vadede faiz artışlarına dayanacak kadar güçlü olduğu ve finansal piyasalarda son zamanlarda yapılan ayarlamaların bir olumsuzluğa yol açmayacağını söylerse, Fed’in sıkılaşma ilerlemesinden çekinmeyeceği sonucu çıkar.

FOMC’nin, Powell’ın bir önceki toplantıda komite üyeleri arasında Haziran’da 50 baz puanlık faiz artırımına ihtiyaç duyulacağına dair “geniş bir anlaşma” olduğu yönündeki rehberliği ile tutarlı olarak, Haziran ayındaki FOMC toplantısında faiz oranlarını 50 baz puan artırması bekleniyor. Powell, Temmuz ayında da bir başka 50 bps’lik artışın sinyalini verebilir. Şayet, Fed’in verilere bağlı olduğuna dair genel geçer ifade kullanırsa açıklama daha güvercin algılanır. Ayrıca Powell’ın Eylül toplantısında 50 baz puanlık başka bir hamle sinyali verme şansı da yüksek görünüyor. Bazı görüşler, Fed’in Mayıs ayında beklenti bandını aşan TÜFE nedeniyle 75 bps faiz artışı da yapabileceğini öne sürüyor.”